Türkiye’nin Yangın Söndürme Hava Aracı Filosu 2025

Türkiye, iklim değişikliğinin yol açtığı orman yangınlarının artan sıklığı ve şiddetiyle mücadele etmek için hava gücünü önemli ölçüde takviye etmeye devam ediyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) öncülüğünde, hem kendi envanterine kattığı hem de kiraladığı hava araçlarıyla kapsamlı ve giderek daha modern bir yangın söndürme filosu oluşturulmuştur. Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı da bu mücadeleye önemli hava gücü desteği sağlamaktadır.

 

Sabit Kanatlı Uçaklar (Yangın Tankerleri)

Türkiye’nin yangın söndürme uçağı filosu, büyük miktarda su veya yangın geciktiriciyi hızla taşıyıp yangın bölgesine bırakma yeteneğine sahip farklı kapasite ve özelliklerdeki modellerden oluşmaktadır. Temmuz 2025 itibarıyla, OGM’nin toplam sabit kanatlı yangın söndürme uçağı sayısı 27’dir. Bu sayı, hem kendi envanterindeki uçakları hem de kiralık uçakları içermektedir.

  1. Beriev Be-200 Altair (Amfibik Jet Tanker)

    • Kapasite: Yaklaşık 12.000 litre su veya yangın geciktirici.
    • Rolü: Çift motorlu bu jet amfibik uçaklar, yüksek hızları (700 km/saate kadar) ve hızlı intikal kabiliyetleriyle öne çıkar. Denizden veya büyük göllerden doğrudan su alabilme yetenekleri sayesinde, geniş ve hızla yayılan yangınlarda büyük miktarda suyu hızla yangın bölgesine taşıyabilirler. Jet motorları, turboprop uçaklara göre daha uzak yangınlara daha çabuk ulaşmalarını sağlar.
    • Türkiye’deki Durumu: Türkiye, Be-200’leri aktif olarak kullanmakta, bu genellikle Rus firmalarla yapılan kiralama anlaşmaları yoluyla sağlanmaktadır. Ancak satın alma seçenekleri de değerlendirilmektedir. Bu uçakların varlığı, Türkiye’nin ağır kapasiteli ve hızlı müdahale yeteneklerine verdiği önemi göstermektedir.
  2. Air Tractor AT-802F / AT-802F Fire Boss (Hafif Amfibik/Kara Tabanlı Tanker)

    • Kapasite: Yaklaşık 3.028 – 3.104 litre su veya yangın geciktirici.
    • Rolü: Bu çok yönlü, tek motorlu turboprop uçaklar, Türkiye’nin ilk müdahale ve destek operasyonlarının bel kemiğini oluşturur. “Fire Boss” varyantı, şamandıraları sayesinde Canadair CL-415 gibi su kütlelerinden hızla su alabilir ve bu da hızlı sorti süreleri sağlar. Kara tabanlı AT-802F ise havaalanlarından kalkış yapar. Mükemmel manevra kabiliyetleri sayesinde zorlu arazilerde hassas atışlar yapmak veya yeni başlayan yangınlara müdahale etmek için oldukça etkilidirler.
    • Türkiye’deki Durumu: Türkiye’nin filosunda önemli sayıda AT-802 uçağı bulunmaktadır. En önemlisi, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) 2023 yılında Air Tractor yangın söndürme uçaklarının yerli üretimine başlamıştır. Bu, bu kritik uçak kategorisinde kendi kendine yeterliliğe ulaşma yolunda atılmış önemli bir adımdır ve OGM envanterindeki bu uçakların sayısını istikrarlı bir şekilde artırmayı hedeflemektedir.
  3. Canadair CL-215 / CL-415 (Amfibik Turboprop Tankerler)

    • Kapasite: CL-215 (yaklaşık 5.400 litre); CL-415 (yaklaşık 6.137 litre).
    • Rolü: Şu anda birincil sabit kanatlı varlık olmasalar da, Türk Hava Kurumu’na (THK) ait bazı eski CL-215 tipi yangın söndürme uçakları bulunmaktadır. TUSAŞ tarafından bu uçakların bakımı ve yeniden operasyonel hale getirilmesi için çalışmalar devam etmektedir. Bu su alıcı uçaklar, bol su kaynağı bulunan bölgelerde son derece etkilidir.
    • Gelecek Görünümü: Türkiye’nin OGM’si, amfibik filosunu güçlendirmeye yönelik stratejik bir değişim sinyali vermiştir. 2025, 2026 ve 2027 yaz sezonları için OGM, özellikle CL-215, CL-415 ve Air Tractor Fire Boss modellerini içeren 13 adet amfibik yangın söndürme uçağı kiralamak üzere ihaleler açmıştır. Bu, su alıcı uçakların güçlü bir varlığını sürdürme yönündeki uzun vadeli planı göstermektedir.
  4. Özel Keşif ve Yönetim Uçakları (örn. OTAĞ Projesi)

    • Rolü: Doğrudan yangın söndürmenin ötesinde, Türkiye yangın gözetimi, keşif ve komuta-kontrol amaçlı uçakları da kullanmaktadır. Örneğin, OTAĞ projesi, yangın durumu hakkında gerçek zamanlı istihbarat sağlamak, yangın çevrelerini haritalamak, gelişmiş sensörler (termal, optik) kullanarak sıcak noktaları belirlemek ve yer ile hava birimleri arasındaki iletişimi kolaylaştırmak için tasarlanmış yüksek donanımlı uçakları içermektedir. Bu uçaklar, stratejik karar alma ve kaynakların verimli dağıtımı için hayati öneme sahiptir.
    • Türkiye’deki Durumu: Türkiye, durumsal farkındalığı ve yangın söndürme operasyonları sırasındaki koordinasyonu artırmak için bu kritik destek uçaklarına yatırım yapmaya devam etmektedir.

 

Döner Kanatlı Hava Araçları (Helitankerler)

Helikopterler, çeviklikleri, hassasiyetleri ve sabit kanatlı uçakların ulaşamayacağı zorlu arazilerde operasyon yapabilme yetenekleri sayesinde yangınla mücadelede vazgeçilmezdir. İlk müdahale, noktasal yangınlar, personel taşımacılığı ve daha küçük, daha çok sayıda su kaynağından su alma (bambi bucket) için hayati öneme sahiptirler.

  • Toplam Helikopter Sayısı: Temmuz 2025 itibarıyla Türkiye’nin havadan yangın söndürme filosu 105’ten fazla helikopterden oluşmaktadır. Bu helikopterlerin büyük çoğunluğu, su bırakma için bambi kovalarıyla donatılmıştır.
  1. Sikorsky S-70 (Black Hawk / T70) (Orta/Ağır Kaldırma Çok Amaçlı Helikopter)

    • Kapasite: Tipik olarak yaklaşık 2.500 litre su taşıyabilen bambi kovası sistemine sahiptir.
    • Rolü: Bu güçlü ve güvenilir helikopterler, hem yangın söndürme hem de personel ve ekipman taşıma görevlerinde kullanılır.
    • Türkiye’deki Durumu: TUSAŞ üretimi Sikorsky T70 helikopterleri 2023 yılı itibarıyla OGM filosuna dahil edilmiştir, bu da yerli üretim kapasitesinin bir başka göstergesidir. Yüksek performansları ve güvenilirlikleri ile öne çıkarlar.
  2. Kamov Ka-32 (Orta-Ağır Kaldırma Helikopteri)

    • Kapasite: Yaklaşık 5.000 litreye kadar su taşıyabilen bambi kovaları veya dahili tank sistemleri kullanır.
    • Rolü: Koaksiyel rotor sistemi (üst üste dönen iki ana rotor) sayesinde yüksek manevra kabiliyetine sahiptir ve kuyruk rotoru olmadığı için dar alanlarda son derece etkilidir. Rüzgarlı koşullarda yüksek stabilite sunar.
    • Türkiye’deki Durumu: Türkiye, Ka-32’leri yangın söndürme operasyonlarında aktif olarak kullanmaktadır, genellikle kiralama anlaşmaları yoluyla sağlanırlar.
  3. Mil Mi-8 / Mi-17 (Orta-Ağır Sınıf Çok Amaçlı Helikopter)

    • Kapasite: Tipik olarak yaklaşık 3.000 – 5.000 litre kapasiteli bambi kovaları.
    • Rolü: Rus yapımı bu helikopter serisi, yüksek taşıma kapasitesi ve dayanıklılığı ile bilinir. Hem yangın söndürme hem de yangınla mücadele ekiplerini ve malzemelerini taşıma görevlerinde yaygın olarak kullanılır.
    • Türkiye’deki Durumu: Türkiye’nin filosunda çeşitli versiyonlarda Mi-8/Mi-17 helikopterleri bulunmaktadır.
  4. Erickson S-64 Aircrane (Skycrane) (Ağır Kaldırma Helikopteri)

    • Kapasite: 10.000 litreye (10 ton) kadar su taşıyabilen dahili tanklara sahiptir.
    • Rolü: Dünyanın en büyük yangın söndürme helikopterlerinden biri olan bu ağır kaldırma helikopteri, havada asılı dururken hortumla su alabilme (hover snorkel) özelliği sayesinde son derece hızlı sortiler yapabilir. Özellikle büyük ve kontrolü zor yangınlarda etkili müdahale için kritik öneme sahiptir.
    • Türkiye’deki Durumu: Türkiye, özellikle büyük yangın sezonlarında S-64 Aircrane helikopterlerini özel firmalardan kiralamaktadır. Bu, anında yüksek kapasiteli hava gücüne erişim sağlar.

 

İnsansız Hava Araçları (İHA’lar)

Türkiye, yangınların erken tespiti ve anlık gözetimi konusunda İHA teknolojisini en etkin kullanan ülkelerden biridir.

  • Mevcut İHA Sayısı: Yangın gözetimi amacıyla aktif olarak görev yapan 14 adet İHA bulunmaktadır. Özellikle yerli üretim Bayraktar TB2 İHA’lar bu görevlerde önemli rol oynamaktadır.
  • Tespit Süresi: İHA’lar, 184’ü yapay zekâ destekli toplam 776 gözetleme kulesiyle entegre çalışarak olası bir yangını ortalama 2 dakika gibi çok kısa bir sürede tespit edebilmektedir. Bu, yangının büyümeden önce müdahale edilmesine olanak tanır.
  • Rolü: İHA’lar, insanlı hava araçları için tehlikeli veya görüşün kısıtlı olduğu alanlarda (yoğun duman, gece) yangının yayılımını izler, sıcak noktaları belirler ve gerçek zamanlı görüntüleri komuta merkezine aktarır.

 

Genel Kapasite ve Gelişmeler

  • Havadan Su Atma Kapasitesi: 2002 yılında 73 ton olan havadan su atma kapasitesi, 2025 yılı itibarıyla 438 tona yükseltilmiştir. Bu, yangınlara tek seferde atılabilen su miktarında altı katlık bir artışı ifade eder.
  • İlk Müdahale Süresi: Yangın tespit süresi 2 dakikaya düşürülürken, yangına ilk müdahale süresi 2002’deki 40 dakikadan 2025 itibarıyla ortalama 11 dakikaya indirilmiştir. Bu hızlı müdahale, yangınların büyümesini engellemede kritik başarı faktörüdür.
  • Su Alma Altyapısı: Hava araçlarının daha hızlı su alabilmesi için ülke genelinde 4.796 yangın göleti ve havuzu inşa edilmiştir. Bu stratejik konumlandırılmış su kaynakları, hava araçlarının sortiler arasında katedeceği mesafeyi kısaltır ve operasyonel verimliliği artırır.
  • Koordinasyon: Orman Genel Müdürlüğü, Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı (Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü) arasındaki yakın işbirliği, helikopter, uçak ve İHA’lardan oluşan hava gücünün etkin bir şekilde koordinasyonunu sağlamaktadır.

Türkiye, orman yangınlarıyla mücadelede hava araçları filosunu sürekli güçlendirmekte ve teknolojik altyapısını aktif olarak geliştirmektedir. Bu dinamik süreç, ülkenin yangınlara daha hızlı, daha etkin ve daha güvenli bir şekilde müdahale etme kapasitesini artırmaktadır.